08 Şubat 2010 Pazartesi
Eski
Bağlaçolanki;
Malta'da
Deniz icre bir balık
Aklımda
Saçların dağınık
Özledim çok
Huzursuz gecelerim
Beklerim
Gemilerde hasretim
Haber ettim
Verdim salık
Çatık kaşlarım
Ankara yüzünden
29/06/09
Kıvırcıkkuş;
Gün ağarıyor
Çöl yakınlarında
Işıklar bizim için yanıyor
Özgürlüğe hasret sokaklar da
Kalbim soluksuz atıyor
Özledim dediğin anda
Kuşlarım uçuyor
Ellerimde bembeyaz tüyler
Uykuya dalıyorum
Seninle,usulca
Sensiz,huzursuzca
...
02/07/09
06 Şubat 2010 Cumartesi
İsimli isimsiZ
aynaydı yüzün, kapılardı zaman
rüyalar gerçek gerçekler yalan
deyemeyiz belki
Ama
daha az gerçek
diye bir şey duymuş muydun?
tepetaklak olmaya inanırım
bir elimin üstünde amuda
bu dünya bir hayal ölmek gerekiyor;
başka türlü doğmak gerekiyor
hergüne iyicene gülmek gerekiyor.
24 Ocak 2010 Pazar
Dil bigisi Yetmiyor
Can acısı bile vız gelir yerinde
Dil bilgisi yetmiyor içimin bilgisine
Görmediğim rüyalar için gözlerim hala açık
Aşk uyanmış kalbimin çakrasından
Seviyorum sende ki şu dağınık kurguyu
Beklemediğim zamanlarda ki
Papatya'nın odama verdiği
O eşsiz kokuyu
Aşkı uyandırıyor kalbimin çakrasından
09 Ocak 2010 Cumartesi
Çözsen Saçlarını

Uyansak bir gece senle beraberce
Serin denizlere, sonsuz göklere
Bizimleyken tüm başıbozukluğu gençliğimizin,
Ve ardımızdayken onlarca bela, yara ve bere
Sen çözsen saçlarını, uzansan öylece
Yemişler toplasam sana, yabani yemişler
Doyup huzura, doyup tazeliğe böylece
Ve ardımızdayken onlarca bela, yara ve bere
Sen çözsen saçlarını uzansan öylece
Ben atlara binsem, yabani atlara
Doyup özgürlüğe, doyup gamsızlığa hararetle
Ve ardımızdayken güzelim, onca yara onca bere
Sen çözsen saçlarını, uzansan öylece
Geceler boyu sürse telaş, durmasa keşmekeş
Tek hece ile bitmese aşk, ağsa göklere
31 Aralık 2009 Perşembe
MaSaL
24 Aralık 2009 Perşembe
TUTKUYLA TANGO,BELKİ DE BACHATA...
08 Aralık 2009 Salı
VişNe ReçeLi
Dışı yumuşak İçi sert
Pek bir ekşisin sen
Vişne Reçeli
Rengi kırmızı,
Kandan beter
Gönülleri fethedersin sen
Vişne Reçeli
Dudaklarda bıraktığın tada
Doyum olmaz
Kaşık kaşık bitiririm seni
Vazgeçilmez desem tam yeri
Benimsin sen
Vişne Reçeli
02 Aralık 2009 Çarşamba
Özürlerimi sevdiceğime gönderirim
Senin gözlerine baktım
Ağzından öptüm
Bir de güzellerdi ki sorma
Sen benim oyunumsun
Oyunumu oynayalım
Ben senin gözünün içine bakıp
Ağzından öpüyorum
Oyunumuz bu!
Ne harika bir oyun ben uydurdum
Gözlerin ise harkulade
Ağzını es geçemem
Bir ömür gibi beni çağıran
Ama bekle ben gelene kadar dayan
Sakın güzellikten ölme
Sana yetiştiğim o sırada
Sen benim oyunumsun
Seni ben uydurdum
28 Kasım 2009 Cumartesi
Sürerdim atımı sert kayalıklara
Neyi düşünsem , onu bilirim onu olurum.
Gözlerinden once kulakları vardı.
Sanki bir gülüşü değil bir uçuruşu biliyordu;
Bir vardı. bir yoktu. bir hiçti. sonsuzdu.
Bir ana gülümsedi. Keşke hiç bitmeseydi..
22 Kasım 2009 Pazar
motorlar sis varken çalışmaz.

motorlar sis varken çalışmazlar. ne var ki fenerbahçe formalı bir adam, maç sonrası beşiktaşa gitmesi ve dayak yemesi üzerine terk edilemez.siz hiç sevgilinizin yanında dayak yediniz mi? allah korusun
canıM
seni rüyalarımda aldattıM
ıslanırken çarşaflarıM
altımdA
bilmem hangi pazardan alınmıŞ
kalın mı kalın bir eşofmaN
tıpkı aramızdakİ
tatsızlıklar gibİ
sorumlulukların gibİ
sorumsuzluklarım gibİ
başına buyruk yaşayaN
yabani atlarıN
hırçın mı hırçıN
tavrından esinleneN
kalın mı kalın bir eşofmaN
altımda ikeN
canıM
seni rüyalarımda aldattıM
ıslanırken çarşaflarıM
16 Kasım 2009 Pazartesi
GÖZ
11 Kasım 2009 Çarşamba
ÇiNekop giBiyiZ
Düşündüklerin beynini aşıyor çocuk, ihtimallerin yüzümü güldürüyor, gülüşlerin içimi ısıtıyor. Gözyaşları bazen hiç bişey olmadan da akar...
Mübarek günü yaşıyoruz telaşsız,uykulu,biraz huysuz sürekli aşkla...Akşamı bekliyoruz tünelde,beyoğlun'da,binbir yerde el ele sonra bi halin içindeyiz sanki balıkmışçasına...Bekliyoruz...Meraklı,tedirgin,heyecanlı...Oturuveriyoruz sonra bir masaya Umut çalıyor güzel türküleri biz dinliyoruz.Işıklı,renkli,karmaşık gecede bir sen varsın karşımda ötesi berisi yok gözümde..Ne demiş,ne yemiş 2. planda bile değil bende, gülümsüyorsun sıcak, anlamıyorsun çoğu zaman söylenenleri tedirginsin bazen cümlelerde, onlar bile korkutmuyor seni 'okul bitmeli,2 dil şart 'diyor, hayatında ilk defa gördüğün kır saçlı bir adam.Dinliyorsun sadece korkmadan.Mühendissin en nihayetinde.Biz varız sanki tabakta öylee masum uzanmış bir balık...Anasonları tek tek yudumluyorsun sarhoşlara hava atarcasına...Martılar geçiyor geçmez olurlar mı hatta selam veriyorlar geceye...Tünel de başlayıp Marmaray'da biten bir gece, bitmesin bu bilmece...Seni zorlayan hiç birşey yok geçmişte,gelecekte...Gözüm yeni mübarek gün ve gecelerde ....
31 Ekim 2009 Cumartesi
Grip oLmuş
HoşBuLmaK
27 Ekim 2009 Salı
Bulut Bulut Üstüne
06 Eylül 2009 Pazar

Bezdim kalmadı canımda katre-i neşe
Pür heves başlayıp cümle işe
Ademlerden kırılan kalplere sen ol derman
Götverenin ta kendisi neslihan
İnce değil fikriyatın bilakis kalas gibi
Ağzından çıkan her yalanın olmalı bir sebebi
Titreyen ruhumu biraz da sen darb et
Darbetmezsen amcık hoşafısın demet
11 Ağustos 2009 Salı
Baş
16 Temmuz 2009 Perşembe
Aşk Buhranı
okunmadıktan sonra
sadece keyif verdiğin sürece
dahilindesin ilgi alanının
çıktığında dışarı
kalbin ezilir
ufalır adımların
koşamazsın
inan ki parmakların bile
istemez dokunmayı
varsa verebileceğin birşeyler
sen o zaman varsın,
alacaklının yüzüne
tüm kapılar kapansın.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
2. Yeni Ahengi

Gözler görmek için vardır. Ağlamak olmamalı. Ağlatmak bir yana, üzmemek için bir gece uykusuz kalmak da olmamalı. Yine başladı uykusuz geceler, duman, tütün, yine cevabı belirsiz bilmeceler. Soldan sağa 3 kelime
Buyrun efendim;
.............................
Bir kitapsın sen
Sabahlara kadar okumak istediğim
Dokunmak her bir sayfana
Hecenden hecene geçerken
Bitmesinden çekindiğim
Narin fakat dolu bir kitap
Önsözünde gençliğim
Ellerimde nihayetsiz bir telaş
Yaşlar içindeyken gözlerin
Tanımak yetmez sevdiğim
Bir kitapsın sen
Sabahlara kadar okumak istediğim
14 Nisan 2009 Salı
Von Misez Gerilmesi

Mukavemet II dersinde karaladığım olga. Şifa isteyene şifayab, dert isteyene ızdırab. Buyrun ;
Zatımdan sıyrılan
Ciğerim berbâd edip
Olur abâd ayrılan
Tebdil-i tarz ile
Hattımdan dem vuran
Gözlerim giryân edip
Yanımdayken kem duran
Ahvalimi arz ile
Aklım başımdan alan
Sözlerim pişmân edip
Bendim belinden tutan
Misal ile farz ile
20 Mart 2009 Cuma
hookah

bırak bu rock'n coke'u, geceleri ve kızları. cin oyunlu kayıtlar, kayıtsız masraflar. cihanşumul mevzular ve dahası.enseye tokat, parmaktan sonra efendim
buyursunlar
.......................
yak tütünü
yak bir daha
üst üste binsin
bulut misli dumanlar,
elektrik gibi sesin
pamuk gibi helvalar
helva gibi umutlar,
arasında dişlerinin.
yak tütünü bir bir
dindir, dinmeyen hüznünü
korkunu içine sakla,
malumu alemdir
geleceği melalin
beklerken hudutta
yak tütünü
gece vakti sokakta
rüyamda gene sen,
ah sen!
ihanet etmişsen nedir
malumu alemdir
bana sorarsan
unutulabilir.
ademdir
en kolayından
hüsnüne mail olan,
meyletmeyen
kahpedir,
en ters en zayıf en hoşundan
kahpedir
kahpedir benim olmayan
13 Mart 2009 Cuma
Şifrelerim ve Ben

Bir insana kendinden bahsedin, sizi sonsuza dek dinleyecektir. Kilit cümle. Ne zaman ki kendinizden bashetmeye başlarsınız, gözler donuklaşır, ilgi azalır, başkalarını sevmenin özünde kendimizi sevmek varsa sonuç ortadadır. Okumaya devam et çünkü bu sefer ikimizden bahsedeceğim. İçinde sen de varsın o kadar söylüyorum. Korkmak yersiz, sonsuza dek sürmeyecek. Bana ayırdığın veya ayırmaya kıyamadığın dakikalardan daha az olacağına garanti veriyorum.
Buyrun;
.........................
Tatlı tuzlu devam eder
Hayali sevgililerimin bende
Satsam kaç kuruş eder
Aldırma
Eksildiğin kadar hayatımdan
Yalnız değilsin eskilerle.
Sürer telaşın,
Tatlı çaban, lanettayn gülmeler.
İki şifren, ki değiştirdiklerin
Sonradan gömülecekler
Sonsuzluğa birlikte
Ayırmadığın dakikalarla
Ölçülemeyecek o vakitler
Muhayyilemdeki gamzen,
Sen
Kaçtığınız kadar benimle
Olacaksınız
Ümit etmediğin halde
Suküt-ü hayalimle
Ben orada olacağım
Şifrelerin gibi
Tüm basitliğimle.
04 Mart 2009 Çarşamba
Cağız
09 Ocak 2009 Cuma
Yüzen Koyun vs Koyunu Yüzen

25 Kasım 2008 Salı
YOK

İstediğin oldu genç. Tahmin ettiğin üzere, sinir olma ihtimalim yüksek olan olaylara tam gaz verip, beni fitil ettikten sonra, zaten '1' haftadır bık bık bık demek iyi taktik. operasyon sorası 'geçmiş olsun'umu kabul et '1' haftalık sürünceme sürtüşmeye dönüşmeden güzelce neyse hadi eyvallah kapattık kardeşim dükkan kapalı
Aşağı yukarı 8 oldu 9 oldu
Gördüm artık
Yazmaktan
16 Kasım 2008 Pazar
İhtiyaçtan Satılık Hissizlik
23 Ekim 2008 Perşembe
Akrobat
10 Ekim 2008 Cuma
Süpürük
23 Eylül 2008 Salı
Uyku

O değil de ne zamandır yazmadım yazamadım. Elim kolum kurudu sanki çürüdüm mü bişeyler oldum.Rabbim korusun üretkensizlikten. İnsan ürettikleriyle burdayım diyorsa, burdayım demek lazım ara sıra da olsa. İçtihad değil yaptıklarım, yaptıklarımdan sorumlu değilim. Sorarsanız söylerim, sormazsanız dinlerim. Bir giderim bir gelirim. İki ayaktan uzaktakindeyim. Kuntakinte gibin kaçışlardayım anneciyim. Yine eskilerden bir misalle zamirlerden başka kaybedecek neyimiz var??
Buyrun efenim;
........................
Sakıncasızca
Hayatıma sız da
Sakın amansızca
Kefaretim olma
Aman muhafaza
Kehanetin buysa
İhanetim yolda
11 Eylül 2008 Perşembe
...

Başka kimlerin yanında huzurluysan, onları tanımadan sevip akşam yemeğine davet ediyorum ama yatıya kalmasınlar,o kadar değil. Yalnız kalmam,eğer gittiğinde huzurlu olduğuna eminsem.
05 Ağustos 2008 Salı
Ateşdide!

Doğum günü olanların yanaklarından öperim . Bu şiirimsi insanlar arasında, bir mecliste okunmak üzre yazıldıysa da,kişinin güzelliği aklımı başımdan aldı ve sonuçta gecenin bu saatine kaldı.
Buyrun az yorum fazla mesai ;
....................................
Sükut ikrardandır
Yetti suskunluğumuz
Özlem afet-i candır
Serde sarhoşluğumuz
Oturup edeblice
Bizim konuştuğumuz
Pek görülmez lakin
Ateştir nahoşluğumuz
31 Temmuz 2008 Perşembe
Dikkate Şayan Telaşe

Efendim finallerin bitmesi az kaldı derken pazarertesi olacak sınav kalkmış çarşambaya kaymış olacak iş değil hani. Onun dışında çevrede bu aralar kanser vakaları çoğalmış vaziyette ki duyduğum kanserlerden bazıları hiç akla hayale gelmeyecek daha önce bahsedilmemiş olanlardan.Allah korusun.Lisesonu Balosundan sonra yakın civardan bi yazıtla devam edicem. Beğenmezseniz küfürlerinizi mailime bekliyorum.Tabi maillerinizi ibreti alem olsun diye başkalarına iletmeyeceğime(fwd) garanti vermemekteyim.
Buyrun ;
.................
Engininde hengamenin
Zorlukla nefes almakta
En nefis endişenin
Şifasızca kıyısında
Doruğunda mahreminin
İçtimai fikirlerin
Latif şekli
Kesif hali
Dokunarak yakmakta
Nedendir söyle de bilelim
Bu dikkate şayan telaşe
Kürk mantolu kevaşe?
16 Temmuz 2008 Çarşamba
Rütbeli Tertibat

Bi vakitler vazgeçtiğim kimi katılımıtlara, zamanla alıştığım gibi şimdilerde vazgeçtiğim işlerin de ileride benim için sıradan olaylar olabilmesi ihtimali üzerine, hayatımda değer verdiğim şeyleri rütbelemek istedim. Sonuçta rütbelilerin en yüksekleri, en erken mundar olanlar olarak gözümün önüne geldi. Aldığım, hazır tuttuğum bu tertibatın işe yaramaması, bi yönden ön ayak olması, kişisel irademin aslında osuruktan ibaret olduğunu bir kere daha kanıtlamış oldu. Demir iradeden gelip, aleminyon sanayiye geçiş meşrepte hafiflemeye sebebiyet verdi. Geldik gördük gör, mezolaydık.
Bıyrın
..............
LİSESONU BALOSU
Tesadüfen teşrinde
Alacaklı hazin merak
Nümayişin peşinde,
Hani oldu olacak
Tutuverse hayalini
Gözleri kapanacak,
Boşluktaki ellerini
Kapsalar bırakacak,
Akabinde haince
Teslimiyet-i Mutlakiye
05 Temmuz 2008 Cumartesi
Mir Pir ve Alengirli Sofu

yeni yazımı dehşetengiz bi biçimde kaleme almaktayım. düz yazı . yazı düz. tövbe dediğinizi duydum. belli ki inançlı birisiniz.hani zimbab ve nijer ya, yazar bu seferde dinginliğin sınırlarını zorluyor . okuduğumuzu anladık mı kısmında sizi kolluyor. beyaz show sunum tümcelerinden kopup gelen, tarihin o altın imbikten damıtıp elimize döktüğü çabucak tene karışan sanki ılık bir yaz yağmuru katresi olmak gibi. ya da olmamak gibi. zamanında bi köyde bi genç yaşarımış . bu genç gördüğü herkeZle dalga geçerimiş. günlerden bi gün vaki olmuş da , bir er kişi çıkıp meydane, hemi de erce bir şekilde vermiş bu kendiyi bilmeze ayarı. Ayar dediysek kısa kesmeyin , yeşil dev Hulk ı bile günlerce soğan kıvamında pembeleştirecek , örümcek adamı kulak memesi yımışaklığında yuğuracak , yarasa kulaklıya slibini ters giydirecek türden bi ayarmış bu. demiş ki; din evet afyondur ama içmesini , içip de uçmasını bilene. marihuana içip uçana yılan bile dokunmazmış, afyon çekene neden karışırsın bre gafil deyyus! mesela senin 3 kase afyonun var. onu 2 farklı kişiyle paylaşmalısın. dağıt ki birlikte uçasın . kah çıkasın gökyüzüne seyreyleyesin alemi. adam da demiş ki hu diyelim huuu! sonra hep birlikte mutlu mesut yaşamışlar.
sonuçta:
1.Herkes afyonu bilmez.
2.Afyonu olan paylaşmalıdır.
3.Paylaşmayan döğülmelidir.
4.Döğülen öğüdülmelidir
Selametle
.................................
İkimiz kaldık eskilerden di mi mirim
Ben senin taleben , sen benim pirim
Emin değilim ben , ensar hiçim
Hiç değilse birim
Söyle hocam neyleyim
Bilirim ki mevcudiyet,
Üç kuruşa talim eyleyim
Diyenin..
Binaenaleyh ki demeyenin
Gözlerini oyalar.
22 Haziran 2008 Pazar
Tuti-i Mucize Guyem

Ayrı kalanlara geliyor bu seferki istek parçamız. Sevip de kavuşamayanlara! Kamyon şoförü tadında bir yerde yazmış nasıl ki ; 'Kalbinde yer yoksa güzelim sorun değil ayakta da giderim!' Gitme canım bir yere gitme. Al senin olsun cümle poaçalar tereyağı sürmek selbest.
Yeter dediyseniz buyrun canım efendim ;
..............................................
Evvel zaman köfteydi
Ahirinde yorgan oldu
Karbonatla doldu içi
Hani reçele doydu
Adı en son dudağımın
'Tatlı Poaça' kondu
Gizli gizli evlerde
İç kulağa okundu
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Çizmedin ki Nietzsche'sin ??

Vakt-i ala ki ol vakit devirler ötesi kıvamında. Nicedir uzak kaldık. Çokcana bardak patlatıp geri dönmekte hususi marazlar çıkardık efenim.Hadi patlayan iki bardak iki kişiyi temsilen benden faktöriyelleniyorsa, Özleminkilere ne demeli bilemiyorum.Zaten, zâtımın haddinde fikrini beyan etmek sınırların dışına taşıyor.Hani istemeyişim bilmediğimden değil kaldı ki eminim, filhakika bunlar kuru gavgaadır.Neyse finaller bitmek üzre gayretkeş halimle geriye kaldı 4. Hayırlısı bakalım. Beklore beklore yaz okulu beklore. Beklore beklore staj beklore. Tatil beklore. Bilumum uykusuz gecelerde gaz mesajları alıp yolumuzu tayin etmeye devam ediyoruz. Bekliyoruz gene. Açıl susam açıl misali açıl yutup açıl diyoruz. Ki sitemiz şenlensin. Aslında ktunnel den link verebilore ama ben inat ettim . Evvet fikri hurriyet için vazifenin ifası gerekli. Son olarak bir adam demiş ki : ey ulu yıldız,kendilerine ışık saçtıkların olmasaydı,saadetin nerde kalırdı?
Ulan biz bunu biliyoruz zaten ne demiştik ki sanki farklı olarak ; Güzelliğin beş para etmez bendeki aşk olmayaydı
Buyrun laf üstadlarından sonra ben zırvalıyorum, kısalarak devam ediyorum ;
....................................................
Her kıvrımında bir tecellisi ahımın
Dolanır istisnasız şarklı kurnazlığında
Ezgisiyle terennümü aşkımın
Ezcümle özlem var ortasında
15 Mayıs 2008 Perşembe
ISLAK YARDIM
.OK GİBİ ISLANDIM
.OK GİBİ
MESAJ ATTIM O KADAR
UZUN ÇOK GİBİ
4 MESAJ ÇEKER
OKUMADI KÖR GİBİ
SİNİRİMDEN KENDİMİ DÖVÜYORUM
AZCIK ÜZÜLSÜN ÖZLEM
CANINIZI YAKARIM
PEŞİNEN SÖYLÜYORUM
SEVMİYORUM ULAN SEVMİYORUM
YARDIM EDENİN GEÇMİŞİNE SÖVÜYORUM
YARDIM ULAN!
02 Mayıs 2008 Cuma
Peristaltik İlerleme 'Ordak-->Al -->Oz-->Aman'

20 Nisan 2008 Pazar
Mesnedsiz Dümenler

19 Nisan 2008 Cumartesi
Patlamış Mısır ve Dahi Hatun da Bir Özge Candır !

Kıvırcığı biz her türlü severiz ayrım yapmadan, her türlü derken bilaistisna efendim. Burdan hareketle canı sıkılan bir takım can ciğer kuzu sarmalarım canlarını sıkmasın rica edeceğim. Onlar için yeterli alan vardır ki ziplemeye gerek yoktur. Hem sözünü daha çok dinlerim artıkın (; Üzülmenk yok ben varım Frenk üzümü var hatta ve hatta uskumru dolması sushi sarması var dilersen. Bir de bir de buz pateni var, sandalı var, yelkeni var, pilardosu var, uleyn konseri var hayli misli parkı var istinyesi var, sineması var, filmi var. Öbtüm gözlerinden. Bu da benden gelsin gülüşüne gurban olduğuma, Zagreb fedaisine mi demeliydim yoğsam??! Böyük züpriz salıya.
Buyrun efendim ;
...................................
Özgürce düşününce
Güzel düşünce
Tadına deli doysak
Hayattan azalsa beklentiler
Beraber düşünce
Gördüğüne düşünde
Mısır gibi patlasak
Hep o eski teraneler
16 Nisan 2008 Çarşamba
Portakallı Sodyum, Başucuma Koyduğum

Efendim evvelki bahislerdeki gibi bahar geldi çiçek açtı tomurcuklar canlandı. Oldu bu plan tuttu kısaca. Artık can içinde nihai canlar var. Hani vakitlice duygu, vakitlice düşünceler galip gelir ya insan ruhunda, o devirlerden dışardayım şu sıralar, sankim öyle ki duble katmanlı keyif var, sankim çifte kavrulmuş fıstıklı lokum yer gibi. Ağız dolusu ayıklanmış çekirdeği biriktirmiş gibi avcumda çitlemeye durmadan, paylaşmadan. Aklım yatıyor bu işe, kalbim de onay verdiği sürece güzel olur demek lazım iyisi olsun demek lazım. Canımcım kıvırım, 3 sene süre nedir ki birlikte koşarız olimpos dağlarına ateşi yakar geliriz. Asansörle bi aşağıya bi yukarıya. Tadın portakal misali canlılığı temsilen enerci vereyor. Kaybolma rica edeceğim. Çünkü enercini emeceğim. Sevincimi saçacağım sevindirik insan huyuyla. Blup bilp blap. Özlemle doldu içim özledim biçim biçim gene yarın olsun hemencene. Herkese mutluluk saadet diliyorum efendim bu hafta ben mutluyum siz de olun inşallah. Mutluluk domurcukları boğazınızda, boğazımızda kalmasın yudun sindirin umarsam. Beklerim canımcım sorun değil alışırık hani bu hallere de üzme kendini hele insan yüzlerindeki şaşkınlığı gör bi hele hele sen de seveceksin bu işi yavaş yavaş. Çaktırma aramızda kalsın komikler insanlar şaşkınken, dumurken.
Buyrun efenim;
.......................
Yeni dinimi seçtim
Düşünmekti
Gizli ibadetim
Küfretmekti
Kutsi kitapta
Tefekker-ü cismin
Mani olan
Sensin
Akli fonksiyonlara
Yasak elma
Sensin yine
Aksi yutanlara
07 Nisan 2008 Pazartesi
Oy-Nu-Cak

Efendim malum olduğu üzre bir çiçek açmakla bahar gelmemekte. Çünkü gördüm ben; o çiçeği çim-biçme makinasıyla biçerdiler, derdest eylerdiler. İnekler yirdi onu zerre posasından neler neler çıkardı... O yüzden açılan çiçeklerden ziyade tomurcuklara bakmak, geleceği görebilmek açısından daha faideli neden ? Çünkü bahar artık yakındır da ondan, geleceğini biliyoruz da ondan. Vaktini kestiremesek de ciğerlerimize doluyor havası, düşününce mayhoş etmeye yetiyor adamı. Sera-pa trilyor olmuş vaziyette düşünmekten aciziz, bipervayız, çoktandır kesif hissetmekten gafiliz. Güdüsel koşturuyoruz gözler görmeden. Hayrola sonumuz cümleten.
Buyrun efendim ;
..........................................
Oyun içinde oyun,
Dilim varmaz
Çok erken
Ama herkesçe malum.
Hayata doygunum,
İnan farkmaz
Üj Bej derken
Hem yorgunum.
Hele dökün, bi soyun
Arın bütün gizeminden.
Terk-i mecaldeyim
Sormaya tenezzül etmeden
Bak geldi odun
Kulağında küpesiynen.
01 Nisan 2008 Salı
Şalgam Şişesinde 'Chi-Köfte' Olsam

Çirkin kadın yoktur az çiköfte vardır. Neden mi? Çünkü siz acı çektikçe osuruktan bir olay bile kıymete biner, hani nasıl; 'büyüdükçe büyüyor gözlerin' misali. Bu sebeple canınızı sıkıp bir nesneyi örneğin bir odunu güzelleştirmek yerine, umursamayıp mümkünse bi tarafınız başka bi tarafınıza denk bi şekilde gezin efendim. Keyfiniz tam gaz olsun. Bu geçmişte yazılan bir şey müsebbibi şimdi nasıl eğleniyordur tahayyül dahi edemem. Kakıyım lan alayınıza dağılın ! demeyi istesem de haykıramadan sessizce ifade ediyorum. Anlaması gereken anlar. Ondan sonracıma son olarak ekleyeceğim şu var bir başkası için ; kasma canım, canını sıkma ben senin hayatında osuruktan bir olay olarak gün geçtikçe azalmam gerekirken artarak gelişiyorum(hm tanıdık). Unutamamaktan ben bahsetsem de işin fiiliyat kısmıyla sen ilgileniyor olacaksın. Tırmalayacaksın duvarları, çok değil yakın zamanda boşluğun farkına asıl boşlukta varacaksın. Dolduramadığın her çürük baş ağrısı olarak geri dönecek. İnsanlara haksızlık ettiğini mi anladın? O zaman, ağzın leş gibi kokular saçarken yediğin her lahmacundan sonra öpüşmek zorunda bırakılacaksın. Ama nereme? Acem şalı ince bele! Yanıyorum yanıyorum hele hele... şarkını da seçtim bak. Izdırabın sonu yok sanma bu alem de geçer.!Ama kaç benden çünkü canını fena yakmak niyetindeyim. Gene unuttum eklemeyi ikidir yazıcam yazamıyorum; yeşilay diyo ya içki bütün kötülüklerin anasıdır diye kabulümüzdür ama hatırlamakta fayda var ki cennet annelerin ayaklarının altındadır.
Bu kadar efendim buyrun ;
...................................................
ÇİRKİNE GÜZELLEME
Kahkül varmış yakışmış yüze
Dize gelmiş merd ki ,
Zen için dökülmüş dize
Söze varmaz diller açılsa da lebler
Halden anlamaz, hissetmez, göz görmez şebler
Beli dedik eyvallah
Saklanır ay gibi, biz bekleriz akşama
Sabahtan çıksa mah
Olur muydu kıymeti
Alem geçse nizama,
Gelmez dilber izana
Dert tasa dolu etraf,
Koysan tartmaz mizana
Beli dedik eyvallah !!
25 Mart 2008 Salı
Evvelim Sen Oldun , Ahirim Sensin

Kaderini kabullenmek doğrultusunda sancısı olanlardansanız, şunu da gözardı etmemek lazım gelir; kaderimizi biz çiziyoruz. Hayat denildiği gibi tercihlerden ve dahi seçimlerden ibaretse, mütemadiyen kendimize sövüyoruz. Önce kuleyi bizzat inşa edip sonra mimarına hakaret etmek ancak insanlara mahsus sanırsam.Bu da böyle bir anımdı.
Tatilden döndüm arındım.Şimdi buyrun efendim yanık dadına kurban olduğum beşeriyetin alayına ;
....................................
Kum kadar beşer
Beşer kadar kader
Örülü iç içe
Dokunmadan
Birbirine
Halet-i ruhiyem
Vasattan beter
Toptan ve perakende
Satıştan sonra ve önce
Alan gider, söken gider
18 Mart 2008 Salı
telekeÖnlük telekeÖnlük telekeÖnlük

13 Mart 2008 Perşembe
HOŞÂMEDİ GiNGER !

Evvelceden haber verip ahaliye, kadronun genişleyebileceği ihtimali üzerinde durmuş olan bağlaçolanki kişisini mesud ve bahtiyar eyleyen gelişme, ginger adlı, zencefil tadlı ve anlı-şanlı bileşiklerin ikincisi olan kimesnesenin yayın kadromuza duhül eylemesidir beyan edilir.Bilumum sevgi pıtırcıkları, anason kıtırcıkları olarak güzergah üzerinde bir nefes almadan yolculuğa devam edeceğimizi belirtiriz.Kendisi kadim fakat gelişi yeni olan arkadaşımıza hoşâmed dileklerimizi iletip, özgür tavırlarına hayranlıkla gıpta ettiğimizi ve yazılarının, edebi kişiliğinin üretiminin devamını beklediğimizi abıru eşliğinde ifade etmekten kıvançla kıvanırız, gönençle göneniriz.Genişlemekten her daim memnun oluruz.Katılmak isteyene eyvallah!Son olarakdan alttaki zırvanın sahibine,zırvanın gönderilişi sonucu bir tarafıyla gülen kimesneseleri o bir taraflarından öpmekteyiz.Bunun üzerine buyrun efendim, marulun gayrısına sövüp kıvırcığa yeltenenlere gelsin benden ha bi de tüm kıvırcık severlere ;
.............................................
PŞŞT KIVIRCIK
Lacivert içinde bir garip halka, görüyorum,
Ne nağmeler taşımakta o korkunç yumak
Yaklaşıp dokunmak,hele dalgada boğulmak
Cesaret ister biliyorum
Ya sarılıp uyumak,
Dedim ya ben kıvırcık seviyorum.
06 Mart 2008 Perşembe
Dağılıyorum Ey Ahali! Herkes Bir Zerremi Alsın, Yaksın Bünyesinde

..................................................................
YEDİ TEPE GAZELİ
Cümle Istanbul
Yedi tepeymiş
Dediler
Efendim neyse ne
Külli yalan söylediler
Aslında iki tepe
Tam ortalarındayım
Üstün gelince itikadım
İman tahtasına avdet ettiler
Ya Rabbi dayanmaz yürek
Gizem yüklü katarlar
Erotizme ne gerek
Birazcık mahrem
Azıcık titrek
Kızıl mercanlar gibi
Avcumda hissi
Kuş hani ürkek
Son bulan geceyle
Çıkılınca keşfe
Sabaha karşı yoktu
Herkese imdat ettiler
Çünkü böyle buyurdu
Yeditepe güzeli
Lutfettiler
03 Mart 2008 Pazartesi
Pokemon

Buyrun efendim canım cicim, bu hafta kişiye özeliz. Sıralamaya girmeden ummanlara dalanlardan bir de vapurlardan bebek'e dahil olanlardan olmak için
Tümünden ekseriyetle teşekkür ederim cümle hal ile hallendiğimiz için ;
.........................................................................
Kurulmuş darağacı evvelceden
Ve denizde yüzen
Sahilde onu bekleyen
Şüphe eden
Kim varsa güvenemeyen
Asılmış darağacında
Kalbinin bağıyla
Getir dedi onu
Ümitsizliğe çağırdı
Getir kahvaltıya
Öptü denizdeki
Öteki tekini
Harmanın kalkmasıyla
Hasada yarım kala
Tütün bastı yarasına
Yanan tütünü tutmasıyla
Sökülüp alınırken iç organları
Yorgun, yorgan dudaklının
Maharet vardı parmaklarında
Origami insanının
Yine parmak uçlarında
Rapidolar
Pembe stabilolarla
Kırmızı kutusunda
Umutlar
Miktarınca gözyaşı
Bir o kadar sabrı
Mundar etmeden
Saklamalı
Uyusun da büyüsün
Budur ihtiyacı
29 Şubat 2008 Cuma
Yeter !!

Adem oğlu nisyan ile biz isyan ile...
Biz de ademoğlu olduğumuza göre voleyi iki kere vuruyoruz.Hem unutuyoruz hem isyan ediyoruz.Ne güzel.Gelin görün ki, teoriler pratikte nasıl yetersiz kalıyorsa biz de günlük hayatı okumakta o derece yön şaşırıyoruz, ayniyetteyiz pusulası çevresinde metal olan avcıyla.Bugün demadem pür huzur ve pür gam oldum.Tehditlerden sıkılsam da mutluluğu duydum uzun bir aradan sonra.Artık isyan ediyorum.Benim için sıkıntı yok.YETER.Romantizm rüzgarını koklasak da kulağımıza realizm fısıldanmış doğuştan.Hem ordanız hem burdan.Aidiyet bahsi kapansın artık diyorsanız haklısınız.Bu yüzden arabayı duvara vurup kaçtım aslında hayata yön vermekten ziyade amacım yön verenlere göz süzmek.Dedim ya ağlamak marifet olmamalı.Güzel gülen kadınlar ağlamasınlar fedaileri hazırdır nazırdır.Acı çekemeyen insanlara acıdım bir de bu akşam.Tadına varanlar için ne büyük keyiftir çünkü gurmelerin hası değirmende biber öğütenler misali acıyı sinesinde dövenlerdir.
Kırılan cevval bakışlar olsa ya da kalem kutular dü-cihanda farketmez yıkılan duvar hep benim üstümde kalıyor.Balyozlar iniyor kafama sonra bir bakıyorum millet gösteri izler gibi karşımda çekirdek çıtlatıyor.Seyreylemek güzeldir ya neyse... Görelim mevlam neyler ne eylerse güzel eyler.Muhayyilesine kurban olduğum, arkadaşım Umut'a resim için teşekkürler.Ben huzursuz kalanda artan huzur jokeri onlara gitsin.Yazıklar olsun bu hayatı bilingual yaşayıp ikileme düşenlere
Buyrun;
...................................................................
Hece dizmek bir yana, söz bilmezdim evvelden
Ayna tuttum baktım bir garip minvalden,
Kimi insan çoktur geçilmez derdinden
Az olanı bul ki sermest olsun ezelden
Vakitsiz gül açmaz ya
Açılmasın lacerem
Baktın
Olmadın
Olamadın bir Kerem
Arama, Aslıya bakınma
Sardırma yazık ol hatuna
25 Şubat 2008 Pazartesi
Der Beyan-ı Mahiyet-i vü Vaziyyet-i Laedri

Biliyorum sorumluluklarım var okuyanlara karşı, feryadım aştı tabanı felekleri yaktı da,
ne dersin canım böyle mi geçsin baharım sevdiğim devletli sultanım? Bekliyorum inkişaf eylesin cümle dönüşler, atom çekirdeğinde dahi nice döner elektron bulutları, bekleyenler o bulutlardan yağmurları hala vücuttadır,kapatmak insana yakışmaz çünkü rahmet kapılarını muhteviyatındaki ışıktan dolayı...
Anlayan beri gelsin
Yazan kedinin maliki eski deyimle laedri
........................................................................>
Beş on tane değil ki
Saklamakla yetineyim
Münzeviyim
Okuyunca çıldırtır bir veledi
Yahut deliyi eder bir veli
Morla başlar hani
Ardından gelir penpesi
Heyecanla açıldı köşelerde nicesi
Durdurdu 4.boyuttaki
Laedriyi dahi
Varsa halim
Korkularımdan
Arta kalan hissiyatımdan
Talibim
Öyle demişti ya şair
Aştım kendimi kendim
Türkü yaktırmıştı pamuk dudaklı
Avcundaki küçük adamına
Mimlesene bendeni
Hangisiydi
Harcama nefesini
Envai vaziyette
Koy istediğin yere
Müstakil, yok yok değildi
Kulenin ordan aşağıda
Sinema çıkışında arada bir sokakta
Koridora bakıp yoksa gelen
Sabi Sübyan saflığında ve
İlk öpücük ıslaklığında
Kaçamak takip istemem
Isırmak bile yasaktır o dudakları çünkü
Kalbin misali
Benim o leblerin maliki
21 Şubat 2008 Perşembe
Tanımsız Sonlu Eleman

Ne sahibim bu yerde ne kiracı, sadece bir ömürlük misafirim ben...
Bu sözleri duyalı nice gündöndü ama konunun fikriyatıma cereyan vermesi bir iki gün öncesine kısmetmiş efendim.Aidiyet hissinin insan denen yaratığın mevcudiyetinde azami derecede ihtimamla incelenmesi gereken bir olgu olduğunu ancak genelleştirilmiş integral konusundaki limit bahsi üzerinde kavradım. Eskiler matematiğe yaratanın dili derlermiş.Sonsuzluk fikrine kapılmak ihtiyacı limitleri zorlayan ademoğlunun sıfıra gitmesiyle şimdilik ertelense de hiçlik kavramını anlamak herşeyin başı olduğundan dipten kum çıkarmadan tavan yapamayacağımızı hatırlamaktan duyduğum hazzı paylaşmak ve hatta gerekirse sırtınızı sıvazlayarak, sirayetine yardım etmek istedim.Herşey zıttıyla varsa, güzeli görebilmek için çirkinlik de elzemdir diyenlere öyleyse limit sıfıra giderken çirkinlik benden olsun deyip sundum ikramımı. Siz hiç çirkinliğe davet edeni gördünüz mü ? Buyrun çirkinlik alasına ;
....................................................................
Aidiyeti yoktu
Tanımsız
Sona doğru
Yaklaşırken
Elemanımız
Namevcuttu
Gururlu ve mutlu
Ve fakat
Boştu kolu,
Yürürdü sokaklarda
Yalnız
Bilmediği aralarda
Kaybetti kendini
Kimden saklandığını bilmeden
Ve avazeyi
Saldı bu aleme Davud gibi
Tanımsız sonlu eleman
Çilesine El-aman
Aşk elinden
Kimisi destiyle içti doluyu
Ve kimisine Ken'an ilinde
Sunuldu kör kuyu,
Karanlıkta gör ki
Şarabı içmesi,
Hoştur
Arif için marifet
Hoşnutsuzluktaki hoşluktur.
17 Şubat 2008 Pazar
Zarif MAHUR ' a

12 Şubat 2008 Salı
Pirinç Bir Bakliyat Ailesi Azası mıdır?

Destursuz işler kötü sonla bitermiş. Bitmesin.Sezen Aksu 'Sarı Odalar' da kalsa da ben sarı, pirinçten saati seçtim bu sefer.Seyr idelüm yürü ey dilber boyun görelim diyen nice destursuza nispet edercesine ve onları kaşağı romanından aşağı kalmayan bir şekilde kuşpalazı hastalığına naklederekden davet ettim kutsiyete haiz mevcudiyetleri.Sezen Aksu cağnım demiş ki :
Ben senin hayatından gittim oğlum, Hadi yerime koy birini koyabilirsen,Ben seni yudum yudum içtim oğlum,Hadi dur o sarı odalarda durabilirsen,Ben sen sen diye bittim oğlum,Hadi bakalım
UNUT UNUTABİLİRSEN
Amma velakin benim de söyleyeceklerim var
Buyrun efenim;
06 Şubat 2008 Çarşamba
1 bölü 2

Küçük parçalar
Sınırlar çizdim
Anlaşmaları boz,
22 Ocak 2008 Salı
Misalen

Bu sefer yola eskilerden devam edeyim dedim . Yazmayalı baya olmuştu neden sonra, neden yazmıyorum dedim.Oysa ki gösterilecek nice maharet nice karalamaç vardı.Evet otostop için dışarı attım kendimi.Buyrun bu haftaki azığıma, beraber tüketelim ;
şarkı gibi olmalı kadın
söyledikçe söyletir
dinlemek istersen
hiç dinletmez ki hep bekletir
iş nakarata gelmek olsun
girizgah hep bellidir
dökülür ağzından yarı pişman
sonu belli olmadan
başlatır da itirafa
kabul etmek bi tarafa
değişir yüzü hem çekiştirir de sözü
keşke dersin ondan sonra
ademoğlu dertlidir havvalardan yana
07 Ocak 2008 Pazartesi
Acık arabesque acık rap acık fuzuli

Saçma saç saçma saç
anlamsız
Başlangıçta arabesk gibi başlayıp rapçi cezaya selam veren sonrasında geçmiş zaman olur ki diyip fuzuli'ye meyleden lakin hiç bişey e benzemeyen vakit kaybı buyrun zaman öldürgecine;
Gerçek Vakit yahut Zamanda Realite
(evet vatan yahut silistire'den çorladım bunu çok beğendim)
Kalmadı vakit
Görüşmemiz meçhul
Hem de
Para pul
Olmasa da cebimde
Sevgim nakit
İradem kul
Sana köle
Soruştur beni bul
Onca ilim içinde
Borçlusun sen de
İbret al bak ;
Aşk imiş her ne var ise alemde
İlim bir kıyl-u kaal imiş ancak
05 Ocak 2008 Cumartesi

Çaresizlik vakti
Çökünce üstüne
Ne duymaya derman kalır
Ne de düşünmeye
Arasam konuşsam
Telefon kadar yakın mı
Ya sonrası
Ne derler bana
Aklı yarım? Ruh hastası ?
Aramasam da olur
Belki kendimi yerim
Hani en fazla
Üzerim kendimi, belki
Tekirdağ rakısı,
İçtim ikimizi
Dedim yaÇaresizlik vakti
Çökünce üstüme
Dertlerin en delisi
Ne duymaya vakit kalır
Ne de düşünmeye
En iyisi davet gönlü,
Beklemeye
Şimdi değil nur-u aynım
Seneye
31 Aralık 2007 Pazartesi
Pek bi Kıymetli Miss
24 Aralık 2007 Pazartesi
DIRSIŞ

İlk neşredilme olayı bugüne kısmetmiş efendim.Bu şiir dırsmalar (insan dilinde tırsma) üzerine yazılmışdır ayrıyetten müELLİFi benimdir. Resim için adreamfortheblind kimesnesine şükran sunmayı bir borç telakki etmekteyim.Arkadaşlar hazır mısınız?
DIRSIŞ
Beğenilme dürtüsü
İçimde içimizde
Olmasa da bi nebze
Sevgi bakar sapık bünye
Bencillikten yahut boşluktan
Uyanıp, erken kalkıp da kuşluktan
Karalar bir şeyler duymadan, uyuşmadan,
Aslında uyuşukluktan
Sevmek değil de sevilmek ister insan
Biçareyiz korkudan














